Proje Ödevi - 1

1. Dünya Saðlýk Örgütü (DSÖ); 10-19 yaþ grubu arasý adolesan dönem, 20-24 yaþ grubu gençlik dönemi ve 10-24 yaþ grubu ise genç insanlar olarak tanýmlamaktadýr. Dünya nüfusunun %17.5 kadarýnýn 15-24 yaþ grubunda olduðu tahmin edilmektedir. Türkiye 1990 yýlýnda Devlet Ýstatistik Enstitüsü tarafýndan yapýlan sayým sonuçlarýna göre 10- 19 yaþ grubu nüfus 13.107.868 olup, toplam nüfus içindeki payý %23.2'dir. DSÖ'nün genç insanlar tanýmýna göre Türkiye'de yaklaþýk her üç kiþiden biri genç insan grubundadýr. Türkiye Nüfus ve Saðlýk Araþtýrmasýnýn (1998) sonuçlarýna göre de 10-19 yaþ grubu nüfus toplam nüfusun % 21.6'sýný oluþturmaktadýr.  

http://www.ttb.org.tr/sted/sted1002/birinci_basamakta_adolesan.pdf

Tarz: Tanım

Mercek altına alacağı konuyu ya da araştırmasının konusu olan yer, kişi vs. yi tanıtmakla başlamak bu tarz makaleler için kaçınılmaz bence. Başlıkta adolesan ifadesi geçiyor ve kendisi sağlık mensubu olduğu için de DSÖ'nün referanslarına göre evrensel bir tanımla başlamış.

2. 1970’li yıllar özellikle de 1980 sonrası dönem, ekonomi ve siyasetin yeniden yapılandırıldığı bir süreçtir. Bu dönemde artan uluslararası rekabetin meydan  okumalarına ve kar oranlarında görülen gerilemeye karşı firma düzeyinde üretim sistemi yeniden yapılandırılırken, uluslararası ticaret ve finans kesiminin önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik girişimler önem kazanmış, uluslararası işbölümü yeniden yapılandırılmıştır. Neo-liberal politikaların neredeyse tüm dünya ülkelerinin egemen ideolojisi haline gelmesi, özelleştirme politikaları yoluyla kamu kesiminin daraltılmasına ilişkin stratejilerin tüm ülkelerin krizi aşmasının önemli bir aracı olarak görülmesi, refah devleti anlayışının terk edilerek devletin ekonomideki müdahale alanlarının daraltılması ve yeni üretim sisteminin gerektirdiği işgücünü düzenlemeye yönelik makro politikaların uygulamaya sokulması, yeni yapılanma ve iş bölümünün gerekleri olarak benimsenen genel eğilimler olmuştur. 

http://akademikpersonel.kocaeli.edu.tr/etiler/diger/etiler08.12.2012_01.17.00diger.pdf

Tarz: Tarihçe

Açıkçası bunun tarihçeye mi yoksa herkesçe malum olan bir durumun ortaya serilmesine mi girdiğini başta ayırt edemedim. Daha sonra herkesçe malum bir şeyin daha güncel ve genel bir şey olacağını düşünerek ve tarihsel vurgulardan da hareketle tarihçe dedim. Tarihçe tarzı hoş duruyor. Bir şeyi biraz evvelinden ele almak okuyucuya güven verir bence.

3. Farklı ülkelerde yürütülmüş olan araştırmalarda, hekimler ve tıp fakültesi öğrencileri arasında depresyonun öncelikli sağlık sorunları arasında yer aldığı ortaya konmuştur (Firth-Cozens 2001, Caplan 1994, Firth-Cozens 1987, Thommasen 2001, Hsu ve Marshall 1987, Khuwaja ve ark. 2004, Akvardar ve ark. 2004, Givens ve Tjia 2002). Hekimler arasında görülen depresyonun, özellikle tıp fakültesinden mezuniyetin ardından ilk yılda % 30’lara varan yaygınlıkları dikkat çekicidir (Firth-Cozens 2001, Reuben 1985). Ontario’da yapılan bir araştırmada uzmanlık eğitiminin ilk yılında kaydedilen yüksek depresyon sıklığının takip eden yıllarda azaldığı saptanmıştır (Hsu ve Marshall 1987). Bildirilen yaygınlık hızlarının toplum tabanlı çalışmalara oranla daha yüksek olması, hekimliğin, depresyon açısından yüksek riskli bir meslek grubu olduğunu göstermektedir (Hsu ve Marshall 1987, Graske 2003). 

http://www.turkpsikiyatri.com/c18s1/istanbuldabir.pdf

Tarz: Alıntı

Özlü sözler ya da konferans notları mı alıntıya girer bilmiyorum ama bir makaleye atıf alıntı olabilir gibi geldi. Bu giriş tarzı da güven verici, hakimiyet olduğunu gösteriyor.

4. Bir toplumun eğitim sistemi toplumsal değişmenin odak noktasında yer aldığından dolayı yapılacak her türlü gelişme ve yenileşme girişimi bu toplumu doğrudan etkilemektedir. Bilgi çağının getirdiği yükümlülükler eğitim ve okul kavramlarına daha büyük sorumluluk getirmektedir. Bu sorumlulukla birlikte eğitimin niteliğine yönelik “iyi eğitim”, okul için ise “iyi okul” söylemleri sıkça dile getirilmektedir. Eğitimin ve okulun niteliğinin belirlenmesi ise okullarda gerçekleştirilen değerlendirme ve denetim süreçleri ile mümkündür. Eğitim sürecinin olumlu olumsuz yönlerinin belirlenmesi ile başlayan denetim, değerlendirme ve geliştirme eylemleri ile devam etmektedir. Döngüsel özellik taşıyan denetim kavramı şu şekilde tanımlanmaktadır: “Okulun temel öğretimsel amaçlarını gerçekleştirmesini doğrudan etkilemek için, okulun işleyişini sağlamak ve değiştirmek amacıyla okul çalışanlarının insanlar ve diğer nesnelerle ilişkili olarak yaptığı her şeyin denetimidir” (Aydın, 2005:4).

file:///C:/Users/Asus/Downloads/5000038055-5000053604-1-PB.pdf

Tarz: Malum olanı ortaya serme

Daha yorumsal cümlelerle başlayıp herkesçe aşikar şeyler söylediğini düşündüm.

5.Örgütler veya kurumlar sadece fiziksel yapılar değillerdir, aksine onlar bir dizi amacı gerçekleştirmek için bir arada çalışan insanları ifade eder (Aswathappa, 2010:3). Bu nedenle, çalışanların işlerine karşı geliştirdikleri tutumları bilmek ve karar vermede bu tutumları göz önünde bulundurmak gerekir. Çalışanların işlerine karşı geliştirdiği tutumlarla ilgili temel kavramlardan ikisi; iş tatmini ve örgütsel bağlılıktır”. 

file:///C:/Users/Asus/Downloads/5000038055-5000053604-1-PB.pdf

Tarz: Tanım

Tanım tarzında bir girişin dikkati çok çekmediğini düşünüyorum. Soru sorma ya da hikayecik tarzında bir giriş için makale türünün dışına mı çıkmak gerekiyor acaba?