Giriş Cümleleri

0

http://turkishstudies.net/Makaleler/324317242_7ArslanAdem-edb-123-132.pdf

Mustafa Kutlu, Çağdaş Türk edebiyatı hikâyecileri arasında yer alır. Kutlu’ya göre hikâye; kültür, gelenek ve görenek, tarihî bilinç bakımından “kendimiz olmak meselesidir.”1 Onun hikâyelerinde şark edebiyatından etkiler açıkça kendini belli eder. Kendisi bu durumu bir mülakatında şöyle dile getirir: “Şark’ta sanat iki şeyin peşindedir: Hikmet ve ahenk.”2 Kutlu, hikâyelerinde işte tam bunların peşindedir. Ona göre hikâye “dar sahada çalım atmak gibidir.”3 Ayrıca Kutlu, hikâyelerini yazarken Kur‘an-ı Kerim, hadis, mesnevi, kıssa gibi İslami kaynaklardan beslenmeyi de ihmal etmez. Ancak şark kaynaklı bu etkilenmeyi Kutlu, okuyucusuna modern bir şekil ve dille aktarmaktadır. Yani hikâye, modern olmakla beraber fikir ve biçim olarak gelenekseli çağrıştırır.

Giriş paragrafı "alıntı yapmak" üzerine bina edilmiş. Hikayenin tanımını bir hikayeciye göre yapmak Mustafa Kutlu ve hikayeyi bir bütün olarak algılamamızı sağlıyor. Okuyucu bu sayede bir hikayenin belki de bir Mustafa Kutlu olduğunu artık biliyor.

http://www.tused.org/internet/tused/archive/v7/i1/text/tusedv7i1s7.pdf

Günümüzde en çok dikkat çeken konulardan biri çevre sorunlarıdır. Değişen yaşam
koşulları, teknolojik ilerlemeler, hızlı nüfus artışı, sanayileşme, kentleşme gibi unsurlar çevre
sorunlarını arttırmaktadır. Bu bağlamda çevre bilincinin sağlanması, ulusal ve uluslar arası
alanda büyük önem taşımaktadır. Çevre sorunları ve yol açtıkları sonuçlar, çevre eğitimi
kavramını da gündeme getirmiştir. Çevre eğitimi programlarının her yaşa, her eğitim
kademesine göre çeşitlendirilmesi, çevre bilincini arttırmak açısından gereklilik
göstermektedir. Bu bağlamda, var olan eğitim uygulamaları ve programlarının incelenmesi,
yapılacak çevre eğitimi çalışmalarının gerçekçi ve ihtiyaca yönelik olarak şekillendirilmesini
sağlayabilecektir.

Giriş paragrafı "günümüzde herkesçe malum bir durumun özetle ortaya serilmesi" üzerine kurulmuş. Çevre üzerinden yola çıkılarak eğitimin anlam ve önemi üzerinde durulmaktadır. "Her şeyin başı eğitim"düsturuyla yola çıkarsak eğer gerek çevre gerek insan en güzel şekilde şekillenebilecektir.

https://www.umitaktas.com/saglik-yazilari/dvitamini-gunes

Maalesef güneşle olan şifa dolu ilişkimiz bir karalama kampanyasına kurban edilmiş durumda. Senelerdir güneşten uzak durmanın bedelini D vitamini eksikliği ve beraberinde kapımızı çalan amansız hastalıklarla ödüyoruz. 

Size önerim, yaz aylarının bu son tatilinde sağlığınız için önemli bir adım atın ve güneşlenin! 

Kimse koruma faktörü 30, hatta 50 olan koruyucular olmadan kumsala gitmez oldu. Maalesef sağlık için son derece vahim sonuçları olan bir karalama kampanyası ile karşı karşıyayız. Söylenenin tam aksine, asıl güneş değil güneşsizlik adamı hasta eder! 

Aslında burada hem "günümüzde herkesçe malum bir durumun özetle ortaya serilmesi" hem de "mevcut ve yaygın bir düşüncenin yanlış olduğu iddiası" var gibi.Bu sayede anlatımda tavsiye ve samimiyet ön plana çıkıyor.

http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/39/57/517.pdf

Dil ve iletişim, çocukların bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimlerinde önemli etkileri olan alanlardır. Bu nedenle dil ediniminde sorunlara yol açan nedenlere ilişkin çalışmalar önem kazanmaktadır. Genetik sendromlar doğum öncesi dönemde çocukların gelişimini etkileyen nedenler arasında yer almaktadır. Fragile X sendromu, Down sendromu ve Williams sendromu gibi genetik sendromlar özgül dil özellikleri nedeniyle alanyazında pek çok çalışmanın yapıldığı sendromlar olarak dikkat çekmektedir.

Burada bir "tanımlama" var. Lakin bundan da öte genel bir durumun bazı bireylerle birlikte ortaya çıkan değişikliklerden bahsetme var. Bir nevi "neden-sonuç"ilişkisi.

http://www.kemalsayar.com/KatagoriDetay-Terorun-Psikolojisi-37.html

Politik etkiler sağlamak için şiddetin tehdit ve uygulama olarak kullanılmasına terör diyoruz. Böyle bir tanımlamanın genel havasına rağmen bu kelimeyi bu tanımın ötesinde kullanmak birçok problemi beraberinde getiriyor. Belki psikolojik bakış açısından, terörizmi diğer suçlardan  teröristlerin davranışının politik boyutu olması nedeniyle ayırabiliriz. Birçok terörist hareket, göreceli olarak küçük, düzen karşıtı, politik veya dini ideolojiler üzerine kurulu (yarı)gizli topluluklardır:  Devrim yapmak veya en azından hedef rejimin etkili biçimde düzenini bozmak gibi amaçları olan, dış veya kaynaklı, şiddet ve tehdit ile nüfuz sağlamaya çalışan yapılardır bunlar.

Bu yazı da "nedir, ne değildir?" temeline dayandırılmış bir yazıda. başlangıçta yapılan genel tanım sonrasında genel bir algıya sebebiyet vermemesi veya başka bir nedenden dolayı daha da özele indirgenmiş durumda. Bu sayede yapılan isimlendirme farklı anlamaların önüne geçmek ve bakış açısı geliştirmek konusunda yardımcı oluyor.